Çocuğumun okula başlamasına hazır mıyım?


Kızımın ilkokula kaydını yaptırdığım günü hiç unutamayacağım. Kimse bana kızımın nasıl bir çocuk olduğunu, nelerden hoşlandığını, nelerden rahatsız olduğunu, onunla nasıl bir ilişkimiz olduğunu sormamıştı. Adı, soyadı, doğum tarihi, hastalığının/sakatlığının olup olmadığı, anne adı, baba adı, meslekleri, adresleri, telefonları. İşte bu kadar. Onun benden ayrı bir birey olduğu, ilk kez bu kadar net olarak hissettirilmişti. Bundan sonra hayatının gittikçe daha büyük bir bölümünü benim hiç bir zaman parçası olamayacağım, onu izleyemeyeceğim bir dünyada geçirecekti. Daha önce yuvaya, anaokuluna gitmişti. Ama orası küçük, her an gidip kızımı gözlemleyebileceğim, kendimi biraz daha parçası hissettiğim bir kurumdu. Buradaysa, sanki çocuğumu benden koparıp almışlar gibi hissetmiştim. Sonradan anladım ki, okul aslında beni kızımın hayatının yeni dönemine hazırlamaktaymış. İyi ki de böyle yapmış. Bu sayede, kızımın benden uzaklaşmasının yarattığı duygularla bir an önce başa çıkmam gerektiğini fark edebildim. Kızıma bunları yansıtmam, onun okul hayatını olumsuz etkileyecekti. İstesem de istemesem de çocuğum büyüyor, onun hayatının her yeni aşaması, benim de annelik rolümü yeniden tanımlamam gereken bir dönem oluyor. Sanırım anne babalığı en benzersiz kılan özelliklerden biri aslında bütün çabalarımızın, üstlendiğimiz görev ve sorumlulukları gereksiz hale getirmeye yönelik olması. Belki de çocuklarımızla bütün o çatışmalarımız, özellikle ergenlik dönemindeki krizler, annelik babalık rolümüzü ve ilişkimizi yeniden tanımlamakta yaşadığımız güçlükten kaynaklanıyordur. Ne dersiniz?

İşte şimdi siz de çocuğunuzla ilişkinizde yeni bir döneme giriyorsunuz. Çocuğunuz, sizden uzaklaşma yolundaki en büyük adımlarından birini atacak. Sizin asıl göreviniz ise ona yol göstermek, onu gerektiği zaman, gerektiği kadar destekleyerek kendi yolculuğunu sürdürmesine izin vermek. Bu görevin üç bacağı olduğunu düşünüyorum. Birincisi, kendi rolünüzü yeniden tanımlamak ve bu değişimin sizde yol açtığı duygusal çalkantıları çocuğunuza yansıtmadan çözümlemek, ikincisi çocuğunuz okula başlayana kadar, okul hayatında ihtiyaç duyacağı becerileri geliştirmiş olmasını sağlamak, üçüncüsü ise okula başladıktan sonra onu doğru bir şekilde yönlendirip desteklemek.

Çok değil, beş altı yıl önce her şeyiyle size bağlı olan bebeğiniz, emeklemeye başladı, yürüyor, yuvaya başladı derken ilkokulun kapısına geldi. Buradan yeni bir dünyaya adım atacak. İçinde sizin olmadığınız bir dünyada arkadaşlar edinecek, uyması gereken kurallar, yerine getirmesi gereken sorumlulukları olacak. Size düşen, onun o dünyada kendine yer edinmesini saygıyla izlemek, gerektiğinde destek olmak, ayaklarının üzerinde durmasına, kimi zaman üzülmesine, hata yapmasına; kısaca bağımsızlaşmasına izin vermek. Belki bir kaç yıl daha kucağınıza alabileceksiniz, sonra o da bitecek. O bunu bilse de bilmese de her zaman sizin bebeğiniz olacak, hep ilk kucağınıza aldığınız anı hatırlayacaksınız. Zor olan içinizdeki o bebeğin ayrı bir birey olduğunu, büyüdüğünü, bağımsızlaştığını, ihtiyaçlarının değiştiğini, kabul etmek ve bu durumun gereklerine ayak uydurmak.

Araştırmacılar, ebeveynliğin de çeşitli aşamaları olduğunu söylüyorlar. İşte çocuğun okula başlaması da, bu aşamalardan biri. Okula başlayan çocuk anne babasından ve onların standartlarından bağımsızlaştığını açık olarak göstermeye çalışacaktır. Akran grubunun, öğretmeninin, koçunun beklentilerine uyum sağlamaya çalışacak ve anne babasından uzaklaşmaya başlayacaktır. Kendilerini bu sürece hazırlamayan anne babalar, çocuğun bu çabasına farklı biçimlerde tepki gösterebilirler. İncinebilir, hayal kırıklığına uğrayabilir ya da öfkelenebilirler. Hatta kimi zaman bu aşamada çocuğunu duygusal olarak terk eden ebeveynler olur. Görünüşteki bağımsızlığına karşın çocuğun anne babasının desteğine ihtiyacı, hâlâ ciddi boyutlardadır. Burada anne babanın dikkat etmesi gereken şey, bu desteği biraz daha örtük olarak vermek, çocuğun duygularına ve gururunun kırılmamasına özen göstermektir. Kırılmadan, küsmeden çocuğuna ihtiyaç duyduğu desteği bu şekilde vermeyi başarabilen anne babalar, bu dönemde aralarındaki bağı daha da güçlendirir, ergenlik dönemini çok daha güvenli bir şekilde karşılarlar.

#ilkokul #bağımsızlaşma #annelikrolü #okulbaşarısı