Çocuğunuzu Terör Olaylarının Travmatik Etkilerinden Korumak


Zor günler yaşıyoruz. Gittikçe artan şiddet, hepimizi etkiliyor. Etkilemesi kaçınılmaz. Medyascope TV’de Murat Paker’le bu konuda yapılan söyleşi, ufuk açıcı olabilir. Paker, özetle yaşananlardan etkilenmenin, korkmanın, kaygılanmanın son derece doğal olduğunu, bu duyguların bazı önlemler almamıza yardımcı olacağını ama bu duygularla felç olmamak için dayanışma ağlarımızı güçlü tutmamız gerektiğini söylüyor.

Tabii böyle durumlarda, bütün anne babaların birincil kaygıları çocukları oluyor. Çocuklarının bu süreci en az psikolojik hasarla atlatmaları için ne yapabileceklerini soruyorlar. Gerçekten de yaşananlar temel güven duygumuzu zedeliyor. Çocuklarımız gelişim aşamasında olduğu için temel güven duygusunun zedelenmesinin, yetişkinlerde olduğundan daha ciddi sonuçları olabilir. Güven duygusunun oluşmasında ve korunmasında anne babaların rolü çok önemli. Çocuklar, genellikle bizim duygularımızı, bizim onlarınkini hissettiğimizden daha iyi hissediyorlar. Bizim soğukkanlı ve güvenli tavırlarımız onları rahatlatıyor, kaygı ve endişelerimizi hissetmek alarm zillerinin çalmasına neden oluyor. Bu nedenle öncelikle Murat Paker’e kulak vererek kendi dayanışma ağlarımızı ve baş etme mekanizmalarımızı geliştirmemiz gerekiyor.

Bu dönemlerde sanatın, oyunun, dayanışmanın herkes için sağaltıcı etkisi olduğunu unutmayın. Sevdiklerinize ve sizi iyi hissettiren şeylere daha çok zaman ayırın.

Peki çocuğunuza nasıl davranmalı, onunla bu konuda nasıl konuşmalısınız? Bu, çocuğunuzun yaşına

göre değişecektir. Çocuğunuz okul öncesi yaşlardaysa şanslısınız. İşiniz daha kolay. Mümkün olduğunca onun yanında haber programlarını izlemeyin, memleket meseleleri konuşmayın. Altı-yedi yaşından küçük çocuğunuz bir yerlerden bu konularda bir şeyler duyar ve size sorarsa elinizden geldiğince nötr bir ifade ile kısa ve doğru bir cevap verin. Çocuğunuzun sormadığı ayrıntılara girmeyin, yaşananlara üzülmüş olduğunuzu söyleyebilirsiniz ama kendi korku ve kaygılarınızdan fazla söz etmeyin. Onun ne bildiğini ve ne hissettiğini öğrenmeye çalışın. Örneğin, “Evet, silahlı bir saldırıda ölenler olmuş. Maalesef bazı kötü insanlar var. Bazen böyle şeyler oluyor. Ama eminim suçlular yakalanıp cezalandırılacaktır. Hem iyi insanlar, kötülerden çok fazla.” diyebilirsiniz. Sizin endişelerinizi hissetmemesi için elinizden geleni yapın.

Çocuğunuz daha büyükse ve artık olan biteni fark edebilecek, arkadaşlarından neler olduğunu duyabilecek yaştaysa işiniz çok daha zor. Prensip yine aynı, yaşadığınız endişe, kaygı gibi duyguları çocuğunuza yansıtmamaya çalışmak. Ama bu yaş grubu çocuklarla konuyu konuşmak gerekir. Mümkün olduğunca olgular üzerinden giderek yaşananlar üzerine düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Burada vurgulamanız gereken, bu yaşananların geçici olduğudur. Tarihsel örneklerle, her toplumda buna benzer dönemlerin yaşanabildiğini ama bunun çok uzun sürmeyeceğini anlatın. O soru sormasa bile, siz onun bu konuda ne bildiğini, ne hissettiğini anlamaya çaba harcayın. Elinizden gelen her türlü önlemi aldığınızı belirterek güven duygusunu pekiştirmeye çalışın.

Bir an önce bu dönemi atlatmak umuduyla...

#terör #çocuklardakaygı #çocuklardakorku #çocuklarapsikolojikdestek #travma #çocuklarterördennasıletkilenir #çocuklarıterördenkorumak

Son Paylaşımlar